Giriş Formu

Edirne İlçeleri

Anketler

Sizce Sitemizin İlçemizin Kültür Zenginliğine Katkısı Olacak mıdır ?
 

 KEŞAN-AKHOCA KÖYÜ

Tarihi 
Akhoca Köyü’nün Pomaklardan önceki asıl yerlilerinin Gacallar olduğu söylenmektedir. 
İlk yerleşim yerleri İsmağil Ağa’nın yeri denilen bugünkü Halil İbrahim Gördebil, İsmet Gördebil ve Hüsamettin Gördebil’in oturduğu arsalardır. 
Eski bir yerleşim bölgesi olan Akhoca’nın nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Pomakların, 1877 yılında bugünkü Bulgaristan'ın Dobruca – Dubrevsi nahiyesinden geldikleri söylenmektedir. 
O bölgeden göç eden 1700 civarında nüfusun bir kısmı Çanakkale ilinin Biga ilçesinin bir köyüne, bir kısmı Denizli ilinin Nazilli ilçesine, bir kısmı da Edirne ilinin Keşan ilçesinin Akhoca, Orhaniye ve Koruklu köylerine yerleşmiştir. 
Akhoca köyüne 1877 yılında gelen Pomaklara, oturdukları evleri, devletin köyde yaşayan ak sakallı hocadan satın aldığı, sonrada parselleyip dağıttığı söylenmektedir. Bu nedenle Akhoca köyü çevre köylere göre biraz daha planlı görünmektedir. 
1950 yılına kadar 30 hane civarında olan köyün, komşu Şabanmera köyü yüzünden 60 haneye çıktığı bilinmektedir. 
1950’li yıllarda komşu Şabanmera köylüleri Akhoca merasında bulunan ve bir çiftlik yeri olan Beylik mera bölgesini işgal edip kendileri kullanmaya başlıyor. Bu nedenle Akhocalılarla kavga ediyorlar. Şabanmeralılarla başa çıkamayan Akhoca köylüleri muhtar aracılığı ile Keşan kaymakamlığına başvurup köye muhacir yerleştirilmesini istiyorlar. Bu istekleri uygun bulunup 1951 yılında Akhoca köyüne 30 hane muhacir yerleştiriliyor .Gelen bu muhacirlerin Beylikmera’daki çiftlik yerine yerleştirilmesi düşünülüyor . Akhocalılar buna karşı çıkıyor ve muhacirlerin köyün girişine yerleştirilmesinin daha uygun olacağını belirtiyorlar. Muhacirler köyün girişine yerleştiriliyor ve Şabanmeralıların zapt ettiği Beylik meradaki arazi de bu muhacirlere dağıtılıyor. 

NEDEN “AKHOCA” ? 
Burada iki gacal hane ile aksakallı bir imam yaşıyormuş. Ak sakallı imam bugün Süleyman KARATAŞ’ın oturduğu arsada oturuyormuş. Pomakların yerleştirildiği arsalar Aksakallı hocanın arazisiymiş. Bu arazi devlet tarafından hocadan satın alınıp parsellenmiş ve gelen Pomaklara dağıtılmış. Daha sonraları ak sakallı imam Yayla köyüne giderken öldürülüyor. Ak sakallı imamın yaşadığı bu köyün adı da “Akhoca” olarak kalıyor. 
Akhoca köyü ilk olarak keşana akın eden trak ve perslerin saldırısına uğramış ve daha sonra yunanlılar tarafından ele geçirilmiştir. Köy 15. yüzyılın ilk yarısından itibaren osmanlının eline geçmiştir.Köyde ilgililer tarafından halen keşfedilmeyen bir kale bulunmaktadır.Burada Kontros adında bir krallık kurulduğu söylenmektedir. Birçok altın ve madeni paralar bulunmuştur. Halen de köylüler tarafından bu çalışmalar devam etmekte ve verilere ulaşılmaktadır. Mevkiide çanak çömlek kalıntıları gemi demir ve halatlarına, ayrıca daha birçok tarihi eserlere rastlanmaktadır. 
Köye yakın mevkide kurulan krallığın başında bulunan kişi dindar yani islamiyete yakından bağlıymış. Bilindiği gibi o zamanlardaki insanların sözlerini geçirmesi yani ağa, bey, padişah olması onun sakalından, başından, gösterişinden belli olurmuş. Başta bulunan bu kişi de oraya gittiğinde yaşlıymış ve bembeyaz pamuk gibi yere kadar sakalları varmış. Ve insanları hep korurmuş. Nasihatlar verip onları yetiştirmiş. Daha sonra da bu kişi ölünce köyü onun kurmuş olmasından dolayı köye AKHOCA ismi verilmiştir. 

KEŞAN-AKÇEŞME Köyü

Tarihi 

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.[köy 1877 osmanlı rus harbinden sonra rumeli balkan göçmenlerinin gelmesiyle kurulmuştur. Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

KEŞAN-ALTINTAŞ KÖYÜ

Tarihi 

Altıntaş köyünün adının nereden geldiği hakkında resmi kaynaklardan bir bilgi edinilmezken daha önceki adının Altıntas olduğu ve zamanla Altıntaş diye değişime uğradığı söylentiler arasındadır köyümüzde daha önce Yunanlıların yaşadığı bilinmekte daha önceleri Keşan’ın en büyük köyü olarak bilinir zamanla göç vermeye başlamış ve şu an için bu özelliğini kaybetmiştir. Ayrıca geçmişte ,çevre köylüler tarafından arazisi en fazla işkal edilen bir köydür. Köyümüzde bundan 15 sene öncesine kadar iki tane ilkokul bulunmakta idi ilk öğretim yasası çıktıktan sonra okulumuzun biri kapandı öğrenciler tek okul altında toplandı fakat zamanla nüfusun azalması ve yeni neslin yeterli olmaması da bu okulun kapanmasına sebep oldu öğrencilerimiz şu an eğitimlerini Paşayiğit beldesi ve Keşan’da devam etmektedirler. Çok hızlı yaşanan göç nedeni ile nüfusta hızlı bir erime yaşanmaktadır. Alt yapılarından biri olan köy içi yol durumu çok bozuktur. Her sokağına taşıt girmesi çok zordur. Kanalizasyonu yapılmıştır. Ana caddenin asfaltı yetersizdir.

 
KEŞAN-BAÇEKÖY

Tarihi
 

Köyün daha önce büyük bir bahçe olduğu ve daha sonra bu bahçenin olduğu bölgeye bir köy kurulduğu düşünüldüğü için isminin Bahçeköy olduğu düşünülüyor.Aslın da bazı yaşlılar dedelerinden duydukları eski isminin ATLANTİS olduğu söylenti.Yer altından geçen azgın nehir bunu azda olsa kanıtlamıyor değil. Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.düğün salonu vardır.çöpler su kooparatifi  tarafından toplanmaktadır

KEŞAN-BARAĞI KÖYÜ

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilen yok tabirlere göre göç etmişlerdir oldukca muhacırlardan ve gacal topluluklarından gelmişlerdir. Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.

KEŞAN-BEY KÖY

Tarihi 

Köyün adı; Beyköy zamanında bir beyin bulunduğu bir çiftlikmiş ve bey hastalandığında yanında çalışan tüm kahyalarına artık beyiniz olmasın herkes kendi evini kursun burası bir köy olsun adını da Beyköy koyun diyerek vasiyet etmiş. Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.adsl vardır. 

KEŞAN-BOZTEPE KÖYÜ

Tarihi 

1887 de keşan merasında kurulmuştur.köyün güneyinde yüksek bir tepe vardır.adı boztepe'dir.Tepenin adı köye verilmiştir.köyün başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.Ayrıca köyde gençler etrafta bulunan sanayi kuruluşlarında çalışmaktadırlar.çalışkan bir köydür.köyümüzün yolları asfalt olup alt yapısı tamamlanmıştır.Boztepe köyünün tam olarak ne zaman kurulduğu belli değildir.Ancak köyde komşu ülke göçmenleride bulunmaktadır. Köyde ilköğretim okulu yoktur.Okul taşımalı sisteme geçmiştir. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ve haftanın bir günü mobil sistem ile doktar tarafından kulanılmaktadır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik,sabit telefon ve internet bağlantısı vardır.

KEŞAN-BÜYÜKDOĞANCA KÖYÜ

Tarihi 

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Cumhuriyetinin ilanından sonra 1923 yılında Yunanistan ülkesinin Selanik ilinin Drama ilçesinden Türkiye?de bulunan Yunanlılar ile batı Trakya?da bulunan Müslümanlar yer değiştirmiştir.Bu yer değiştirme esnasında Lalacık köyü Pomakları önce Keşan ilçesi Büyükdoğanca köyüne , ancak yerleşim alanı beraberinde getirdikleri hayvanlarının yerleşmesine ve otlamasına uygun olmadığından bugünkü Lalacık köyüne yerleşmişlerdir. Paşayiğit beldesinde o dönemde Yiğit Paşa adında bir komutan ikamet etmektedir. Bu paşanın yaveri lala ise bugünkü Lalacık köyünün bulunduğu yerde ikamet ettiğinden köy ismini buradan alarak Lalacık olmuştur köy geçimini o günden bugüne çiftçilik ve hayvancılık yaparak sağlamaktadır. Köyümüz örnek sayılabilecek özelliklere sahiptir.Köy yapılan tüm alt yapı çalışmalarını kendi olanakları ile gerçekleştirmiş örnek sayılabilecek bir köydür.1986 yılında köyün kanalizasyon sistemini kendi imkanları ile yapmıştır.1987 yılında köydeki dere yataklarına kavak ekimi gerçekleştirilmiş bu kavaklar ekonomik değere ulaştıklarında köy yolunun asfaltlanmasında katkı sağlamıştır.Köy Konağı ve Sağlık Evi tamamen kendi olanakları ile sağlanmış devletin hiç bir katkısı olmamıştır.Sağlık Evi şu an atıl durumda beklemekte köye gelen misafirlerin konaklamasında kullanılmaktadır. Son olarak köyümüz çeşmelerinin suyunu sağlayan kaynak ıslah edilmiş,köyümüzün içme suyu ihtiyacını karşılamak amacı için yapılan iki adet depo ile köyün içme suyu ihtiyacı köklü bir çözüme kavuşmuştur.Böylece köy sürekli su sağlamakta problemler yaşayan Hacı Grubu Su Birliğine bağımlı olmaktan kurtarılmış köye ucuz ve sürekli su dağıtımı sağlanmıştır.Bu çalışmamada da devletten hiçbir katkı almamıştır. 
 
KEŞAN-DANİŞMENT KÖYÜ

Tarihi 

Ülkemiz genelinde Danışment köylerinin adı Danışment beyliğinden gelmektedir.Osmanlıların tırakyaya geçtiği sıralarda kurulan Bursa karacabey, Balıkesir-Balya, Çanakkale-Biga Dabışment Köylerinin oluşması gibi Keşan Danışment'inde O dönemlere yakın zamanlarda oluşmuş köylerdendir.
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. 
 
KEŞAN-DİŞBUDAK KÖYÜ

Tarihi 

Çevre köylerin olduğu gibi dişbudak köyü de 1350 li yıllarda anadoludan getirilen türkler tarafından kurulmuştur.1920 yunan ve bulgar istilalarıda hat rolü oynamıştır. 
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

KEŞAN-ERİKLİ KÖYÜ

Tarihi 

Köy tamamen Orta Asyadan göçen Gacal Türkleri tarafından oluşmaktadır. Köyde, ilkokul okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi sahilde yaz aylarında hizmet vermektedir. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon ve internet hattı vardır.Ayrıca sahilde Erikli Jandarma Karakol Komutanlığı bulunmaktadır. Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köye 2.5km uzaklıktaki gelişmiş Erikli Sahili yaz aylarında yerli turist akınına uğramakta. Artan nüfus ile birlikte köylü doğal ürünlerini pazarlama imkânı bulmaktadır. Doğal manzarası, Dünyanın kendi kendini temizleyen 3 körfezden biri olma özelliğine sahip olan Sarozun en güzel sahili ve doğal tuz gölü ile, kışın yabani uçar yazın bıldırcın avcılığının yapılabildiği çok çeşitli balık familyasına sahip deniz ürünleri hotelleri restorantları en önemlisi huzurlu güvenli ortamı ile ekonomiyi canlandıracak yatırımları bekliyor. 

KEŞAN-GÖKÇETEPE KÖYÜ

Tarihi 
Eski adı Mariz'dir. Cenevizliler'den kalma bir köydür. Saros Körfezi'ne 2 Km. uzaklığı bulunur. Gökçetepe sahili mevcuttur. Sahil kenarında yerleşim yerleri vardır. Keşan ilçesine 25 Km. uzaklıktadır. Sahil kesimi Kayıp Cennet olarak adlandırılır ve günlük 1000 kişilik pansiyon kapasitesi mevcuttur.Deniz ve ormanın kesiştiği ülkemizin nadide köşelerinden biridir. Otel bulunmamaktadır. Fakat günlük, haftalık ve aylık pansiyonlar mevcuttur. 

KEŞAN-GÜNDÜZLER KÖYÜ

Tarihi 

köyün bulunduğu alanda osmanlı padişahı sultan 2.Abdülhamitin gündüzler çiftliği adında bir çiftlik bulunduğu ve daha sonradan burayı yabancı birinin aldığı bilinirken tarihi hakkında bir bilgi bulunmuyor .Rivayetlere görede köyünde gemici mezarlığıda bulunmaktadır.

KEŞAN-KADIKÖY

Tarihi 

Köyün tarihi hakkında bir bilgi yoktur. Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.Köyde bulunan baraj ile sulamda büyük önem taşımaktadır bahçeçilik vede pirinç üretiminde ayrıcada suyun Keşan beledesiyesi kadar içme suyu verilmektedir.

KEŞAN-KARACAALİ KÖYÜ

Tarihi 

Karacaali köyü, Lozan Antlaşması'nın maddelerine göre, 130 hanelik kısmı, 24 Mart 1924 tarihinde Selanik ili, Drama ilçesi, Cura köyünden gelen kişiler ve 10 Ekim 1935 yılında, Bulgaristan, Şumlu ili, Eskicuma kazasının Nazcı köyünden gelen 20 haneden oluşmaktadır. Bulgaristan'dan gelen köylüler, oradaki mallarını ve arazilerini satarak paralarını alıp da gelmişlerdir. Yunanistan'dan gelen köylüler, mallarını bırakarak, sadece yanına aldıkları eşyalarla gelmişlerdir. 
Köy eski bir Rum köyüdür. Süleyman Paşa, Trakya'ya geçtikten sonra, çeşitli yerler askerlere emanet edilmiş veya onlara verilmiştir. Süleyman Paşa'nın yeğeni Turan beyin paşalarından Yiğit Paşa, seyisine "Bak ali; karşıda ormanlık bir köy var. Orada karaca da var." diyerek, seyisi Ali beye köyü vermiştir. O günden sonra köyün adı Karacaali olmuştur. 2007 Ocak ayında köy toplam 130 hane ve 500 nüfusa sahiptir. 
 
KEŞAN-KARAHİSAR KÖYÜ

Tarihi 

Köyün adı Fenertepe denilen bu tepenin zirvesinde bulunan kaleden ismini almaktadır.Kalehisar olarak adlandırılan bu yer zamanla söylem değişikliği olup KARAHİSAR adını almıştır.köyün çoğu pomak tan oluşmaktadır. Köyün halkı oldukça çalışkan olup,her türlü konuda birbirlerine yardımcı olmaktadır.Gelen misafirlere oldukça misafirperverlikle yaklaşan bu köyde düğünler de çok güzel geçmektedir.Genellikle köyün ortasında yapılan bu düğünler sayesinde köyün insanları birbirleriyle daha samimi olmaktadır. 

KEŞAN-KARASATI KÖYÜ

Tarihi 

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi çok eskiden kanarya olduğu ve bulgarlar tarafından burada yaşayan insanların öldürüldüğü ve köyün altıntaş yolunun üzerine bir şehitlik anıtı yapılmıştır.Daha sonra köyün adının karasatı olarak değiştirildiği söz konusudur ve ayrıca köyde tarihi kuyular tarihi çeşmeler vardır.Köyde iki tane kahve ve bakkal da vardır ama bakkal uzun süredir işletilmemektedir. Köyün yolları 2006 yılında asfalt yapılmıştır. trakyanın en güzel barajına sahiptir . Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

KEŞAN-KARLIKÖY

Tarih

Köyün adı ilk önce Karlay'dı. Önceden Yunanlılar burada yaşadığından dolayı bir Yunan papazının adıydı köyün ismi olarak kullanılmıştır. Sonradan isim Karlı olarak değiştirilmiştir. Köyde ilköğretim okulu vardır.Fakat Şu handa taşımalı eğitim verilmektedir.Öğrenciler Keşan ilçesinde Eğitim ve Öğretimlerine Devam etmektedir. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak [[kanalizasyon Şebekesi yapılmıştır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır. Fakat atama yapılmadığından dolayı Ebe veya Hemşire bulunmamaktadır. . Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.ayrıca edirnenin en yüksek yeri hızır ilyaz tepenin yamaçlarındadır. 

KEŞAN-KILIÇKÖY

Tarihi 

Kılıçköyün ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmemektedir. ancak köyde 1877-1878 93 harbinden sonra balkanlardan göç eden Türklerin bulunması köyün kuruluş tarihini 1800 yıllara kadar indirmek pekte yanlış olmaz.. Köyün isminin yanında bulunan şehitlikten gelmiş olması muhtemeldir. Keşan enez yolunun eskiden bugünkü Gacal mahallesinin güneyinden geçtiği bilinmektedir. Şuan ki yol ise köyün kısmen içinden geçmektedir. Köyde farklı isimlerle anılan Macır ve gacallar bulunmaktadır. Köyün 93 harbinden önce tek nüfus kitlesini Gacallar oluşturmaktadır. Şuanda köyün büyük bir çoğunluğunu muhacir sınıfı oluşturmaktadır. Köyün güney kısmında Gacallar otururken kuzey kısımlarda muhacirler oturmaktadır. Osmanlılar Keşan, Malkara, Gelibolu, yani Güney Trakya civarlarını fethetmeden önce Bu topraklar Bizans İmparatorluğunun bir parçası idi. Ancak 1360 yıllardan sonra Orhan gazinin büyük oğlu Süleyman paşa tarafından fethedilmiştir. Bu topraklarda osmanlı imparatorluğu ile birlikte Selçuklu toprak sisteminin devamı olan tımar sistemi uygulanması muhtemel bir gerçektir. Kılıç köy olarak değilde güney trakya kısmı olarak düşünülürse sırasıyla Rus, Bulgar, ve Yunan işgallerine uğramış ve büyük mezalimler görmüşlerdir. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki kahraman Türk ordusunun savaşı kazanmasıyla Keşan ve bölgesi işgalden kurtulmuştur. Bu savaşa 93 harbi denmesinin sebebi hicri takvimle 1293 yılında gerçekleşmiş olmasıdır. Bu savaşla birlikte balkanlardaki Osmanlı toprakları işgale uğramış Rus orduları İstanbul önlerine kadar gelmiştir. Bunun sonucunda balkanlarda yaşayan Türklerin bazıları göç etmek zorunda kalmış ve Osmanlı topraklarının çeşitli bölgelerine yerleştirilmiştir. Bu Türklerden bazıları Kılıç Köye de yerleşmiştir. Kılıç Köyün yanında bulunan şehitliğin 650 yıllık bir geçmişe sahip olduğu söylenmektedir. Bu durumda 1350-1400 yılları arasında olması muhtemeldir. Osmanlı imparatorluğunun başında bu dönemde 1360 yılına kadar Orhan Gazi ve büyük oğlu ve ordu komutanı olan ayrıca tahta Orhan Gaziden sonra geçmesi beklenen ancak Bolayırda attan düşmesiyle ömrünü tamamlayan Süleyman paşa vardır.1360 1390 yıllarında tahtta 1. murat bulunmaktadır. Bu dönemde Osmanlının önemli akıncı beyleri bulunmaktadır bunlardan biriside ünlü akıncı komutanı Paşa yiğittir. Kılıç Köyün yanında bulunan şehitliğin bir baskın sonucu şehit olan Türk akıncılarına ait olduğu söylenmektedir.Gacal, tarihçilere göre farklılık gösteren bir Türk topluluğudur. bunlardan birincisi gacal Osmanlı imparatorluğunun iskan siyaseti sonucu Anadolu'nun muhtelif yerlerinden Osmanlının Rumeli topraklarında fethettiği yerlere yerleştirdiği Türkmen topluluklarıdır. Keşan'a yerleştirilen ailelerin Top Keşan Yörükleri olduğu söylenmektedir. Bu Yörükler karesi Saruhan oğulları Menteşe oğulları, ve diğer bölgelerden getirilip balkanlara yerleştirilmiştir. İkincisi ise gacalların Peçenek soyundan olduğudur. Peçenekler, Karadeniz'in kuzeyinden bugünkü balkan yarımadasının doğusuna yerleşmişlerdir Bizans'ı sıkıştırmaları sonucu Bizans diğer Türk topluluğu olan Kumanlarla anlaşmışlardır. 1091 yılında Kumanlar Peçenekler i yaptıkları savaşta bozguna uğratarak Peçenekler i tarih sahnesinden silmişlerdir işte bunlardan geriye kalanların bugün gacal olarak anıldığı sanılmaktadır. Üçüncüsü ise kuvvetli bir ihtimaldir ki balkanlardan göç eden muhacirlerin Trakyada yaşayan yerli halka verdikleri isim olduğudur. Bugün Türkiyede Bulgaristan da ve Yunanistanda gacal yaşamaktadır. Türkiye de Trakya nın güney batısında yoğun olarak fazladırlar. Ayrıca İstanbul bölgelerinde gacal yaşamaktadır. Osmanlı imparatorluğunun Balkanlarda toprak kaybetmesiyle birlikte buralarda yaşayan Türk topluluklarına yapılan baskı, şiddet sonucu göçe zorlama politikası ile bir çok Türk Osmanlı imparatorluğuna göç etmiştir. Bu göç eden kimselere verilen isim muhacirdir. Türkiye Cumhuriyeti döneminde de balkanlardan göç eden Türklerin sayısı fazladır.Gününüzde köyde yaşayan muhacirlerin buyük çoğunluğu bugün Bulgaristan toprakları içinde bulunan Provadi kasabasından göç ederek köye yerleşmişlerdir.
 
KEŞAN-KIZKAPAN KÖYÜ

Tarihi 

Köyün adının bir kız kaçırma olayından geldiği ve bunun bir öyküsü olduğu rivayet edilmektedir. 
1924 Nüfus mübadelesinden önce bir bulgar köyü olan Kızkapan, Mübadele sırasında çoğunluğu Drama olmak üzere orta makedonya bölgesinde yerleşik olan müslüman halkın göçü ile yeni populasyona kavuşmuştur. Çoğunluğu müslüman slav lardan oluşan Kızkapan da ana dil, 1940 lardan sonra türkçe olmuştur. Köyün gelenek, görenek ve [[yemek|yemekleri hakkında geçmişten süre gelen misafirperverlik ve dayanışma alışkanlığı vardır.Yemekleri çok çeşitli olup hamur işleri bolca tüketilmektedir. Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.Ayrıca köye yeni yapılmaktaolan hava alanı vardır. İLAÇLAMA UÇAKLARI İÇİN

KEŞAN-KORUKLU KÖYÜ

Tarihi 

Bu köyde eski dönemlerde üzüm korukları çok olduğu için koruklu adını almıştır. Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. 

KEŞAN-KOZKÖY

Tarihi 

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Fakat eski bir Yunan koyu oldugu soylenir. Isminin yunancadan Turkceye cevrildigi yine ongoruler arasindadir. Koy halkinin buyuk cogunlugu yunanistan,romanya ve bulgaristandan göç edenlerden olusur. Gelenek ve goreneklere bagli olmasi yaninda modern bir cizgi gutmektedir. Her yil ilkbaharda duzenlene "dallik" ile baharin gelisi kutlanir. Koy halki icin birlik ve beraberlikte onemli bir anlam ifade ettigi bilinir. Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. 
 
KEŞAN-KÜÇÜKDOĞAN KÖYÜ

Tarihi 

Köy 1923 deki mübadelede yunanistanın drama bölgesinden gelen pomaklar ve arnavutlarla 1940 larda bulgaristan ve romanyadan gelen göçmenlerden oluşmakdadır. Köy çoğunlugu pomaklardan ve arnavutlardan oluşmaktadır.Köyde popüler yemekler kaçamak ve pırasa böreğidir. 
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyde içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.

KEŞAN-LALACIK KÖYÜ

Tarihçe

Bir rivayete göre, Paşayiğit beldesinde o dönemde Yiğit Paşa adında bir komutan ikamet etmektedir. Bu paşanın yaveri lala ise bugünkü Lalacık köyünün bulunduğu yerde ikamet ettiğinden köy ismini buradan alarak Lalacık olmuştur.1923 yılında Yunanlılar ile batı Trakya’da bulunan Türkler yer değiştirmiştir. Bu yer değiştirme esnasında Lalacık köyündeki insanlar önce Keşan ilçesi, Büyükdoğanca köyüne yerleşmişler ancak bölge şartları beraberinde getirdikleri hayvanlarının yerleşmesine ve otlamasına uygun olmadığından bugünkü Lalacık köyüne yerleşmişlerdir


KEŞAN-MAHMUT KÖYÜ

Tarih 

Köyün isminin gelişi mahmut şükrü seydi isimli karadeşler selanikten gelmiş olup her kişi bir köy kurmuştur Köyde geçmişte ilköğretim okulu bulunmaktaydı.Ancak köyün şehre göç vermesi nedeniyle okulun önce orta sonra ilk kısmı kapatıldı. Şu anda Çamlıca ve/veya Keşana devam etmektedirler. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı bulunmaktadır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. 
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Tarım ürünleri:Buğday, ayçiçeği, pancar, çeltik, domates, biber, patlıcan, hıyar, karpuz, kavun, kabak, üzüm, erik, elma, armut, kiraz vs vs 
 
KEŞAN-MALTEPE KÖYÜ

Tarihi 
 
Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Çoğunluğun mucahırdan ve romenden oluşmaktadır. Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. 

KEŞAN-MERCAN KÖYÜ

Tarihi 

Mercan köy ismini köyde bulunan Mercan Dede yatırından almaktadır.Evliyadan olan bu zat hakkında kesin bilgi yoktur. 
Rivayete göre 15. asır da bölgede yaşamıştır.Yine rivayet odur ki o zamanlar köyden üç yaşlı kişi eşleri ile birlikte hac vazifesini yapmak için Hicaz’a gitmeye niyetlenirler.O zamanlar hacca gitmekbinek hayvanlarıyla aylar sürmektedir. 
Hazırlıklar sürerken ,bu muhterem zat rüyasında aksakallı ulu birini görür,ve ona;^^Hacca gitmekten vazgeç,bak köyün yakınından dere geçmekte olduğu halde insan ve hayvanat için içilebilir su köye çok uzaktan eşek sırtında testilerle taşınmaktadır,eğer köye içme suyu getirir ve çeşme yaptırırsan bu senin için daha hayırlıdır^^der. Sabah olunca rüyasını karısına anlatan muhterem ,karısının da onayını alarak hacca gitmekten vazgeçer.Hac için biriktirdiği parayı köye vererek su getirmelerini ister.Tüm köy halkı ile beraber diğer hacca giden iki kişi ve eşlerini dualar eşliğinde yolcu eder. 
Köylü bu parayla köye 4-5 km uzaklardaki bir su kaynağından suyu köye getirmeye başlarlar ancak tam köye ulaştırdıkları halde çeşme yapmak için para yetmez. Çok üzülem muhterem konuyu hanımına açınca,hanımı ona:^üzülme bey; al mercan kolyemi köye ver satıp çeşmeyi yaptırsınlar^der. Mercan kolyenin parası ile çeşme yaptırılır ve köy suya kavuşur.Köylü bundan sonra yaşlı muhtereme Mercan Dede,çeşmeye Mercan Çeşme,suyada Mercan su denilmeye başlanır. 
Birkaç ay sonra ,hacca giden iki aileyi köyün girişinde köylü ile birlikte karşılayanlar arasında Mercan Dede’de bulunmaktadır.Hacdan dönenler Mercan Dede’yi görünce: ^sen ne çabuk gelmişsin ,bizde sizi yolda kaybedince geride kaldınız zannettik^derler.Köylü hep bir ağızdan onun hacca gitmediğini,köyde su ile uğraştığını söyleyince :^olurmu bizden sonra oda hacca yanımıza geldi,hatta biz ona^hani hac için ayırdığın parayı köye su için vermiştin nasıl geldin^dediğimizde o da bize^Hanımın mercan kolyesi sayesinde geldik^dedi derler.Köylü bunu duyunca Mercan Dedenin evliyadan olduğunu anlarlar ve ellerini öperler.O zamanlar hacca gidenlerin hatırasına köyün girisine ^Hacılar Ezanı^denen taşlar dikilmektedir.İşte hicaz’a gitmediği halde Mercan Dede ve karısı için de hacılar ezanı dikilir.Ölünce de mezarı yaptırdığı çeşmenin yanına defnedilir ve yıllarca her gün mezarına . ibriklerle mecan suyu bırakılır.Rivayettir ki bırakılan su ile Mercan Dede abdest aldığından testilerde su hergün boşalmaktaymış. 
1990 lı yıllarda köye emekli bir kişi yerleşir köyün yakınına ev yaptırır.Su olmadığı içinde yakınları araştırarak bir su bulur ve ondan içmeye başlar.Yıllarca şeker hastası olan bu kişi İstanbul’a doktor kontrolüne gittiğinde doktorlar şaşırır.Çünkü şeker düzeyi mucizevi bir şekilde normale dönmüştür.Nedeni araştırılınca bu su olduğuna kanaat getirilir.İşte artık unutulmuş olan mercan su tekrar bulunmuş ve şifasını göstermiştir.) SON SÖZ;Şimdi ne acıdır ki Mercan Dede Yatırı ve Mercan Su ilgisizlikten bakımsız haldedir. Şifayı uzaklarda arayanlara duyurulur. 
 
KEŞAN-ORHANİYE KÖYÜ 

Tarihi 

Edirne sınırları içerisinde yer alan, 1877 yılında Koruklu, Akhoca köylüleri ile birlikte Bulgaristanın Dobruca bölgesinin Dobriç kasabasından göç etmiş eski bir pomak köyüdür. Eski ismi Todorieviç ya da halk arasında Todoriç tir. Todoriç adı Todor isminde bir kişinin sahip olduğu çiftliğin yanına yerleşilmesinden kaynaklanmaktadır. Köy, Balkan ve Kurtuluş savaşlarında iki defa işgale uğramış, özellikle Kurtuluş Savaşında Yunan çetelerinin hedefi haline gelmiş, bu çetelerin işkencelerine maruz kalmış, bunlarla mücadelede şehitler vermiştir. Balkanlardan göç edenlerde olduğu gibi, Bektaşi nitelikli Müslümanlığı olan köyde zamanla sünni mezhep benimsenmiştir. İlk yerleşim sırasında evlerin genellikle kulübe, örme çit ve çatısı saz ile kaplı iken 1881 de taştan inşaa edilen camii halen ibatete açıktır.Halkın ana dili pomakçadır ancak, 1950 lerden sonra Türkçe ağırlıklı olmuştur. Konuşulan pomakça, diğer komşu köylerin kullandığı bulgar ve makedon pomakçalarından biraz farklıdır.Bu arada pomaklar ve pomak kelimesinin araştırmasında genel olarak Müslüman Bulgarlar olarak bilindikleri ve POMAK teriminin bulgarca "POMAGAM" kelimesinden türediği varsayılmakta olduğu bilgisi elde edilmiştir.

KEŞAN-PIRNAR KÖYÜ

Tarihi 

Köyün eski adı Varnisa 'dır. Kurtuluş Savaşı sonrasında Yunanistan'la imzalanan karşılıklı mübadele anlaşmaları köyün kaderini değiştirir. Köyde yaşayan Yunanlılar, Yunanistan'la mübadele edilir. Yunanistan'ın Drama kasabasının iki ayrı köyü olan Babalçin ve Konçin ahalisi, mübadele sırasında birleşirler ve Varnisa'ya taşınırlar. Pomak Türklerinden oluşan bu ahali, köyün ismini Pırnar olarak değiştirir. Çünkü dört tarafı orman olan köyün etrafı pırnalıklar ile çevirilidir. Köye taşındıklarında pırnallar; küçük, kırmızı, nara benzeyen tomurcuklarını yeni vermiştir. Bu manzaranın güzelliği ve Yunanisatan'dan sığırları ve sürüleri ile gelen yorgun köy büyüklerine Pırnalların hayvanlar için sağlayacağı barınma kolaylığı, köyün Pırnar Köy olarak adlandırılmasına sebebiyet vermiştir. Köyün gelenek ve görenekleri, Pomak gelenek ve göreneklerine uyumludur. Köy tamamen Pomak halkından oluşmaktadır ve Pomakçayı günlük yaşamlarında halen kullanmaktadırlar. 

KEŞAN-SAZLIDERE KÖYÜ

Tarihi 


Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.
Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Küçük bi köydür gacallardan oluşmaktadırlar.

KEŞAN-SEYDİ KÖY

Tarihi 

Köy adını Bolayır'da mezarı ve türbesi bulunan Gazi Süleyman Paşa'nın Komutanlarından olan mezarı ve türbesi köyde olan Seyit Ahmet Paşa'dan almıştır. Tarihi Trakya'yı İlk Türkleştiren Gazi Süleyman Paşa'dan beri Türk kalmış olan Seydiköy Keşan'ın eski köylerinden birisidir.Keşanda park olarakta kullanılan şehitlikte ilk yatan şehitlerde seydiköylüdür. 
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Sebze ekimi halkın başlıca geçim kaynağıdır. Bunun yanında yeni ve az olmasına rağmen çeltik tarımı da yapılmaktatır. Sebze ekimi yoğun olduğundan çeşitli illere sebze sevkiyatı yapılmaktadır.

KEŞAN-SİĞİLLİ KÖYÜ

Tarih:

Köyün çoğunlunun göçebe yaşayan romanlardan oluşmuşmaktadır. Köyün başlıca geçim kaynağı bamyadır. ve bunun yanında çeltik (pirinç) üretimi yapılmaktadır. Hayvancılıkta (koyun yetiştiriciliği)çok miktarda faaldir. ayrıca siğilli köyü keşan ilçesine en yakın köy olduğu için, keşan halkının da diyalog içerisinde olduğu başlıca bi köydür. köyün başlıca yemekleri, kuru fasulye, pilav(çeltik) bamya, tarhana, kuskus vs. ..

KEŞAN-SULUCA KÖYÜ

Tarihçe Köy Halki daha önce suanki Suluca köyünün 2 km güneydoğusunda kalan eski suluca mevkiinde yasıyormus.Suanki Suluca mevkiinde su bulunduğu için(Büyükçeşme:Atatürk yılı 1881) köylü yavaş yavaş bu bölgeye taşınmaya başlamış. Burada su olduğu için, köyün adı SULUCA kalmış[1]

KEŞAN-TÜRKMEN KÖYÜ

TARİH:

Yerli köydür üç çiftlik arazisi üzerine kurulmuştur.toprakları verimlidir.bir zamanlar köy korusu ve sazlığı bulunmaktaydı. köyün suyu çoktur çeşmeleri boldur. Adları şunlardır Koca ceşme,Küçük ceşme,Helva çeşme,Çiftlik çeşme,Cennet ceşmesi.Helva çeşme ileKoca ceşmenin tahlil raporları vardır.ayrıca esetçe su gurubundanda su gelmektedir.köyün başlıca gelir kaynağı tarım ve hayvancılıktır.köyde merkezi 8yıllık eğitim öğretim vadır.civar köylerin merkezi durumundadır.yolları asfalttır alt yapısı tamamlanmaktadır.köyde süt işlemetesisleri vardır.komşu köyleri g.doğusunda kılıç köy, kuzeyinde boztepe batısında gündüzler doğu kısmındada keşan büyük cami mahallesine bağlı müssellim çiftliği bulunmaktadır.köyde biçerdöver mütehatliği yapan çoktur. tarım makinaları yönünden teknoloji çok iyidir.tarım işlerini yapan işçileri vardır.Türkmen köyünden keşan sanayinin bel kemiği olan çok değerli esnaf,sanatkar,usta ve çıraklar yetişmiştir vede yetişmektedir. --------köy'ün tarihi kesin olarak bilinmiyor.?türkmen köyü çok eski tarihlerde kurulduğundan,tarihi kesin olarak bilinemektedir.?çünkü bazı civar köyler bu tarihlerde kurulmuştur.

KEŞAN-YAYLA KÖYÜ

Tarihi: Köyün adı:Yayla sularından gelmektedir.Ayrıca Köyün Denizin adını aldığı söylentisi vardır.Yayla Denizi. yemekleri bir enfes olup çekme fasulyeyle ünlüdür.kuskus,katmer,oğlak çevirmesi.

KEŞAN-YENİÇEÇİFTLİK KÖYÜ

Tarih:Köyün tamamı Yugoslafya göçmenidir.Kısacası Boşnaklardır. Köye göç ettikten sonra bir çoğunluğu da  İstanbul’a  göç etmiş bulunmaktadırlar.

KEŞAN -YERLİSU KÖYÜ

Tarihi 
Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. 

KEŞAN-YEŞİL KÖY

Tarih:

 Eskiden Karatepe köyü olarak bilinen köyün ismi daha sonraları 1980'li yıllarda Yeşilköy olarak değiştirilmiştir. Köy halkı mübadele sırasında Yunanistan'ın Selanik ili civarlarından Edirne'mizin Keşan ilçesine 20 km'de eski bir rum köyünü yeniden düzenleyerek ve hatta bazı rum binalarını restore ederek kullanmaya ve orada yaşamaya başlamışlardır. 3000 dönüm arazide halk çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Ege denizine 15 kmuzaklıkta olan bu köyün nüfusu çok zayıf olup İstanbul ve diğer gelişmiş çevre illere göç etmektedir. Köyde tüm Trakya bölgesinde olduğu gibi daha yoğun olmak üzere ayçiçeği ve buğday üretimi yapılmaktadır. Köy halkı Atatürk'e onun ilke ve inkılaplarına bağlılığı ve düşkünlüğüyle bağlıdır.

KEŞAN-ÇELEBİ KÖYÜ

Tarihi 
Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

KEŞAN-ÇELTİK KÖYÜ

Tarihi 
Köy halkı; Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişme ve yayılma döneminde, Konya Karaman yöresinden, Çanakkale’ye, oradan Balkanlara göç ederek, Yunanistan’ın Selanik ili, Drama İlçesi, Olivan Köyü’ne yerleşen, 1924 yılında da Lozan Nüfus Mübadelesi ile Türkiye’ye geri gelen Türkler’den oluşmaktadır. 
 
KEŞAN-ÇOBANÇEŞME KÖYÜ

Tarihi :Köyün mübadele ila Yunanistanın Drama bölgesinden gelen Pomak halkı, köyde yaşayan Rumlar karşılığında getirilmiştir. Çok güzel düzgün yeşillik içerisinde verimli topraklarıyla ünlü bu köy ilgiyi üstüne toplamıştır. Köyün eski adı 'Muzalı'dır ve köy mübadeleden önce rum köyüdür. Cumhuriyetten sonra adı "Çobançeşmesi" olarak değişmiştir.

KEŞAN-İZZETİYE KÖYÜ

Tarihi 
Köyün yaşlılarının anlattıklarına göre; Yunanlılar, köylüyü camiye toplarlar, caminin içine iplerle bağlarlar, hepsini camiyle beraber yakmak için emir beklerler. Tam camiyi ateşe verecekleri sırada uzaklardan dört nala gelen bir beyaz atlı görünür. Görünen atlıyı Mustafa Kemal zanneden işgalciler "Kaçın KEMAL geliyor" diye bağırmaya başlarlar. Gelen ise, köyün bir sakini olan İzzet Bey'dir. O günden itibaren köyün adı İzzetiye olmuştur. Yaşanan olay, birinci ağızdan alınmıştır. 
Ayrıca köyün 113 yıllık bir camisi vardır. 

KEŞAN-ŞABANMERA KÖYÜ

Tarihi 
şabanmera halkı 1877 yılındaki osmanlı rus savaşında bulgaristandan buraya göç etmek zorunda kalmışlar. bulgaristanda odun kömürü imal ederek geçindikleri için şimdiki yerlerindeki ormanlık alan bu göçmenlere cazip gelmiş ve şimdiki yerlerine yerleşmişler. 
Bu köyün arazisi göçden önce yerleşimi olmayan boş bir meraydı ve şaban adlı yaşlıca birine aitti. vefatından önce araziyi göçmenlere miras etti. o yüzden buraya şabanın merası denirdi. tabii bu isim yerleşimden sonra zamanla şabanmera köyü oldu. Köyde, ilköğretim okulu vardır fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur.Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. 
 
KEŞAN-ŞÜKRÜKÖY

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile